Bugün Hıdırellez !!

Bozuk paralarınızı, dileklerinizi yazacağınız kağıtları, kırmızı kurdelelerinizi hazır ettiyseniz, bir de bu dileklerinizi asmak üzere gözünüze kestirdiğiniz bir gül ağacı varsa evet, sizler de bizim gibi Hıdırellez moduna girmişsiniz.

Peki ülkenin dört bir yanında farklı usullerde kutlanan bu Hıdırellez nedir, nereden gelir, niye dileklerimizi yazıp sipariş verir gibi etrafa asıyoruz ya da denize atıyoruz hiç merak etmiyor musunuz?

İşte bilmeyenlere ve merak edenlere Hıdırellez nedir ve neden Hıdırellez’i kaçırmamak gerekir listemiz.

Baharın gelişi (kıştan belli olur)


İslamiyet’ten önce de var mıydı, Orta Asya’da da kutlanıyor muydu bilinmez ama bu civarlarda yaşayan herkesin bin yıllardır baharın gelişini kutladığı aşikâr. Ancak toprağa ilk arabayı evi çizen hangi akıllı onu tam biz de bilmiyoruz, yine de çiziyoruz elimizden geldiğince.

Peki kimdir bu Hızır? (peki ya İlyas?)


Ölümsüz olan ve bahar aylarında gezip bereket dağıttığına inanılan Hızır açık olarak geçmese de Kuran’da kendisine referans gösterildiği rivayet edilen bir muhterem şahıstır. Aynı zamanda Hızır ve İlyas’ın bir araya geldiği bu gece baharın gelişiyle beraber doğanın yeniden uyanmasını ve ortaya çıkan bolluğu da temsil eder.

Hızır’ın bohçasından neler var?


Alaaddin için lambadan çıkan cin neyse bizim için de Hızır odur. Ne dilerseniz dileyin -çok abartmayın- bir şekilde ona sahip olmanız için Hızır elinden geleni yapar. Söylenildiğine göre derde derman, hastaya şifa verir. Şans getirir, kısmet açar, mucizeler yaratır, daha ne olsun!

Bir kutlama atmosferi.


Hıdırellez günü yanı 6 Mayıs (aman ha kutlamayı ve dilekleri 5 Mayıs yani bu geceden yapmak lazım) Hristiyanlar tarafından da bir nevi bahar bayramı olarak kutlanır. Ortodokslar Aya Yorgi, Katolikler St. Georges Günü olarak bu tarihi kutlarlar.

Bayram Havası 


Yöre yöre değişiklik gösteren kutlamalarda kimileri deniz kenarına gider, kimileri piknik alanları gibi yeşillik yerleri, önemli olan bir arada kutlamak olduktan sonra biraz da samanlık seyran olur aslında.

Ateş üstünden atlamaca


Konu bahar ve kutlama olduğu zaman bizim toplum kadar ateş yakıp üstünden atlamaya meyilli bir kitle az bulunur açıkçası. Bu esnada hafif közlenen ya da açık açık heyecandan tutuşanlar da olmuştur, işte bunlar hep kutlama ateşi, kutlama coşkusu.

Yeme içme Sınırsız !


Yine bu yaşadığımız topraklara özel olduğuna inandığımız her kutlamayı bir yemeğe bağlama ekolünden tabii ki Hıdırellez de nasibini alır. Baharın ilk kuzusunu yemenin sağlık, kırlardan çiçek veya ot toplayıp onları kaynattıktan sonra içilen suyun hastalıklara iyi geleceğine ve hatta bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşileceğine inanılır.

Baht açma Duası 


Yer yer bahtiyar olarak de geçen bu inanışta o gece tutulan dileklerinin olması için oruç tutanlar, sadaka verenler ve hatta adak adayanlar bile vardır. E tabii her dilek için bir efor harcamak lazım öyle ben diledim oldu demek yeterli değil.

Yoğurt mayalama ritüeli (tamamen organik)


Bazı yörelerde uygulanan bir başka gelenek de Hıdırellez’e denk gelen ve sonraki bir kaç günde doğadaki bitkilerin üzerinde oluşan çiy ile ya da mayalanmaya hazır yoğurdun içine konulan bir tahta kaşıkla yoğurdun mayalanmasıdır. Bir nevi büyülü süreçtir, heyecan verir, hayret ettirir.

Dilek Dilemeyi Sakin Unutmayın !


Siz iyisi mi bir gül dalı bulun, kağıda yazdığınız dilekleri kurdeleye bir bozuk para eşliğinde bağlayıp o gül dalına asın ve toprağa da istekleriniz çizin. Sabahında o bozuk parayı bir sonraki Hıdırellez’e kadar saklamak üzere almayı da unutmayın ya da gidip deniz kenarında çizim yeteneğinizi sahilde kullanın, o da olur, en önemlisi dileği tutmak kısmı.

Şunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir