Mutlu çocuk yetiştirmenin 5 altın kuralı

  

Ailelere sorduğumuzda hayatta onlar için en önemli şeyin çocuklarının mutluluğu olduğunu ifade ederler. Oysa baktığımızda danışmaya gelen ailelerin büyük çoğunluğu çocuğunun mutsuzluğundan yakınıyor. Bu tezat nasıl açıklanabilir?

Bunun nedeni ailelerin akademik başarıyı gerçek mutluluk nedeni olarak görmelerinden kaynaklanıyor. Aslında durum sanılanın tam tersi, mutlu çocuklar hayatta bir şekilde başarılı çocuklar haline geliyor. Mutlu çocuk yetiştirmenin en önemli kriteri “Mükemmel çocuk” yetiştirmeye çalışmaktan vazgeçmektir.

Nedir mutlu çocuk yetiştirmenin yolları?:

1. Çocuğunuzu Tanıyın : Anne babanın yapması gereken ilk ve en önemli şey çocuğunu tanımasıdır. Çocuğunu gözlemleyerek nelerden hoşlanıyor, neleri sıkılarak yapıyor, hangi konular ilgisini çekiyor, hangi konulara arkasını dönüyor, hangi iletişim tipine kapılarını açıyor,hangisine kendisini kapatıyor,..vs bunları bulmamız gerekiyor. Örneğin bazı çocuklar dokunsaldır; sarılmaktan öpmekten, öpülmekten çok hoşlanırken bazı çocuklar hoşlanmazlar; duygularını dokunmadan daha içlerinde yaşamayı tercih ederler. Dolayısıyla burada aile bu çocuğa sürekli sarılarak sevgisini göstermeye çalıştığında çocuk rahatsız olacak ve kendini geri çekecektir.

Bu durum çocuklarımızla geçirdiğimiz vakitte de önem kazanmaktadır. Çocuğumuzla geçireceğimiz özel zamanlarda onun ilgisine göre etkinlikler seçersek, hem onun dünyasına inmiş hem de onunla aramızdaki iletişimi güçlendirmiş oluruz. 

2. Onu koşulsuz kabul ettiğinizi hissettirin. Çocuklara “Böyle davranmaya devam edersen seni artık sevmeyeceğim” demek onlara kurulacak en tehlikeli cümledir. Çünkü bunu söylediğinizde siz onun anne babası olarak, hayatta en güvendiği kişiler olarak, onu sevmeye bir koşul göstermiş oluyorsunuz. Çocuk yetiştirmeyle ilgili yüzlerce madde sıralanabilir ancak “Sevgi” olmazsa bunların hepsi boştur. Çocuk ne olursa olsun ne yaparsa yapsın anne ve babasının onu doğrularıyla yanlışlarıyla, başarılarıyla başarısızlıklarıyla seveceğinden; ondan asla vazgeçmeyeceğinden emin olmalıdır.

Koşulsuz kabul edildiğini sevildiğini bilen çocuk daha özgüveni yüksek olur, kendiside insanları sever ve mutlu olur.

3. Özgüvenini destekleyin: Büyükleri tarafından sevgi gören, gereksinim duyduğunda beklediği yakınlık ve ilgiyi bulan, fikirlerine değer verilen ve önemsenen, güven duyulan ve sorumluluklar verilen, iyi yaptığı şeyler için övülen, gurur duyulan, yaptıklarında hataya yer verilen ve olduğu gibi kabul edilen çocuğun kendine özgüveni olur. Çocuğunuz iyi bir iş yaptığında onu tebrik edin, başarısını takdir ettiğinizi söyleyin, yaptığı işlerde sadece sonuç odaklı olmayın çabasını görmezden gelmeyin, her zaman daha iyisini yapabileceğine yönelik inancınızı sık sık vurgulayın, başarısızlıklarında onu yermeyin, her zaman yanında olduğunuzu ifade etmekten çekinmeyin. Sosyal etkinliklere katılma, topluluk önünde konuşma, arkadaş edinme, iletişimi başlatma..gibi sosyal konularda onu teşvik edin. 

4. Mükemmeliyetçilikten vazgeçin; hoşgörülü olun: Çocuğunuzun yarıda bıraktığı bir işi bitirmeye ya da düzeltmeye çalışmayın; bu onun kendine güvenini sarsar. Çocukta “Ben kendi başıma bir şeyi eksiksiz olarak yapamam” duygusunu geliştirir. Bunun sonucunda çevremizde sıkça gördüğümüz hayatı boyunca çocuğunun arkasını toplamaya çalışan ebeveyn rolüne girmiş olursunuz. Sorunlar çocuk adına çözülmemeli, çözüm bulmasına yardımcı olunmalı, alternatifler üzerinde düşünmesi sağlanmalıdır.

Çocuktan yaptığı şeyi en mükemmel şekilde yapmasını beklemek hem ebeveynde hem çocukta gerginlik yaratır. Yapılan şey mükemmel olmak zorunda değil, çocuğunuz mükemmel olmak zorunda değil, siz mükemmel olmak zorunda değilsiniz! Başarıyla sonuçlanmasa bile çocuğun çabası takdir edilmeli, yaptığı şeyden zevk alması öncelikli hedef olmalıdır. 

5. Çocuğunuzla sohbet edin, fikirlerine değer verin. Çocuğunuza özel zaman ayırmak ona verdiğiniz değerin en somut göstergelerinden biridir. Onunla beraber yerde oturup yap-boz yapın, mutfakta beraber omlet yapın, banyo yapmadan önce beraber yüzünüzü boyayın, parkta beraber kaydıraktan kayın…vs. Tüm bunların yanında çocuğunuzla sohbet etmeyi ihmal etmeyin. Örneğin yap boz yaparken ona herhangi bir konu ile ilgili ne düşündüğünü sorun ve onu dinleyin. Düşüncelerine değer verin.

Ailede yapılacak herhangi bir şeyde ya da alınacak bir kararda çocuğunuzun da fikrini sorun. Böylece ona “Seni birey olarak önemsiyorum”, “Senin fikirlerine önem veriyorum” mesajı vermiş olursunuz.  

Bu güzel yazıyı bizimle paylaşan Sayın Psikoterapist Kevser Orak hanımefendiye teşekkür ediyoruz. Kariyerinde başarılarının devamını diliyoruz. 

Böyle güzel yazılarınız varsa ve paylaşmak isterseniz bizimle iletişime geçmeniz yeterli olacaktır.Herkese iyi günler diler, saygılarımızı sunarız.

 

 

 

 

 

Şunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir